abdesthâne


abdesthâne
(F.)
[ ﻪﻥﺎﺨﺘﺱﺪﺑﺁ ]
1. tuvalet.
2. abdest alınan yer.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • abdesthane — is., Far. āb + dest + ḫāne Tuvalet Abdesthanenin sol duvarında ufak bir kapı gördüm. H. R. Gürpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MEBREZ — Abdesthâne …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HAŞUŞ — Abdesthane, helâ, tuvalet …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • abdest — is., din b., Far. āb + dest 1) Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma 2) İdrar ve dışkı yapma Küçük abdest. Büyük abdest. Birleşik Sözler… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hane — is., Far. ḫāne 1) Ev, konut 2) Ev halkı Oğlan iyiydi; becerikli, yumuşak huyluydu ama hanesi kalabalıktı. N. Cumalı 3) Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri, bölük, göz Dama tahtasında altmış dört hane vardır. 4) mat. Basamak 5) müz. Klasik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tuvalet — is., Fr. toilette 1) Yıkanma, tıraş olma, giyinme, süslenme, taranma işi Başımı, tuvaletimi ve makyajımı bile ezbere yapacağım, aynada kendi yüzümü görmeyeceğim. P. Safa 2) Abiye Asıl mühimi oyun için bir giyecek şey, yeni, açık bir tuvalet. T.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HALACA — f. Ayak yolu, abdesthane …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HALÂ' — Boş, hâli. * Ayak yolu, abdesthane. * Devenin çökmesi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜSTERAH — (Rahat. dan) Dinlenme yeri. Rahat edecek yer. * Abdesthane, ayakyolu, hel …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MİRHAZ (MİRHÂZA) — Gasilhâne, abdesthâne, kenif. * Çamaşır tokmağı …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük